Çocuk Ölür, Devlet Yargılanamaz

“Bulduğu cisimle oynayan çocuk cismin patlaması üzerine yaşamını yitirdi/yaralandı…”

Son otuz yıldır haber ajanslarına bu içerikte veya buna yakın( Panzer çarptı, gaz bombasıyla vuruldu, ‘terörist’ sanıldı…” yüzlerce haber düştü, sakat kalanlar, yaşamını yitirenler, anne eteğinde toplanan çocuk parçaları…

Birkaç suçüstü yakalanma olayı dışında, dikkat çekmesin diye teker teker işlenen çocuk cinayetleri duyulmadı, duyulmak istenmedi. Hatırlarsınız, Uğur Kaymaz 12 yaşına 13 kurşun sıkılarak öldürülmüştü, bu kadar uluorta işlenen bir cinayette sonuç çıkmadı. Roketle öldürülen Ceylan Önkol’un gözlerini hepimiz hatırlarız, şu an İstanbul Valisi olan ve dönemin Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun “rokete sopayla vurmuştur” savunmasından sonra katiller kurtulmuştu.

Katil’in cinayet işlerken suçüstü yakalanmasının veya çocuklar ölsün diye sağa sola bomba yerleştirmesinin, panzerle çocukları çiğnemesinin, çocukları hedef alarak gaz bombasıyla vurmasının hiçbir önemi yok, çocuk ölür devlet yargılanamaz.

Devletin bu çocuk cinayetlerinden sonraki tavrına, savsaklaması ve umursamazlığına bakarak Devletin Kürt çocuklarına karşı geliştirdiği bu sistematik katliamlardan hoşnut olduğu sonucuna varıyorum. Cinayetlerin OHAL veya bu hal ile ilgisi yok, kesintisiz devam ediyor, Tansu Çiller cinayet şebekesinden bu yana devlet iştahla çocuk öldürmekten hiç vazgeçmedi.

1989’da başlayan çocuk cinayetleri istatistiğinden bu güne dek devlet,

1989’da 2 çocuk,

1990’da 21,

1991’de12 çocuk,

1992’de 115 çocuk,

1993’te 66 çocuk,

1994’te 84 çocuk,

1995’te 7 çocuk,

1996’da 6 çocuk,

1997’de 7 çocuk,

1998’de 8 çocuk,

1999’da 12 çocuk,

2000’de 3 çocuk,

2004’te 1 çocuk,

2006’da 8 çocuk,

2008’de 1 çocuk,

2009’da 3 çocuk,

2010’da 6 çocuk,

2011’de 6 çocuk,

2013’te 32 çocuk öldürdü.

İnsan Hakları Derneği’nin(İHD)  6 May 2012 tarihinde medya’ya yansıyan, “AKP döneminde 171 Kürt çocuğu öldürüldü” raporu, devleti idare eden yapının değişmesinin çocuk cinayetlerini engellemediği, çocuk cinayetlerinin son sürat devam ettiğinin de kanıtıdır.

Tansu Çiller’in, “Devlet için kurşun atan da yiyen de şereflidir” cinayet savunmasından, Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Çocuk da olsa, kadın da olsa gereken neyse yapılır” mantığına devlet, düşman ve en kolay hedef gördüğü çocukları katletmeye kesintisiz devam ediyor.

Roboski’de uluorta tanık olduğumuz katliamın unutturulması için günler sayılırken, bu kez de Şemdinli’den 8 yaşındaki Behzat Özen’in “kurcaladığı cisim” ile öldüğü haberi geldi. Aynı saatlerde AKP hükümeti deniz altından geçirdiği Marmaray tünelinin hazırlıklarıyla meşguldü, şaşalı tören hazırlıkları, havai fişekler, ne büyük iş yapıldığına ilişkin danışmanların hazırladığı metinler…

Bir yanda son teknikle yeraltında kazılan tünel açılış hazırlığı, diğer yanda yine son teknikle öldürülen Kürt çocukları için yeraltında 1989’dan 2013’e uzanan devlet ölüm tüneline bir çift çocuk gözü gömme hazırlığı.

Çocukların devletin savaş oyuncaklarıyla kesintisiz öldürüldüğü bir coğrafyada, büyük, parlak sözcüklerin ederi yok efendiler, çocuklar öldürülünce susulmaz, susmayın, ortak olmayın

image

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s