Mecburi Süreç ve Aktörler

 

GörselPaket açıklandı açıklanacak “demokrasi paketi” muhalefet bunu PKK dayatması olarak gösterip, bunun sürecin devamı olduğu iddiasında, AKP hükümette pakette neler olmayacağını daha önce açıklamıştı, Anadilde eğitim yok, yerel yönetimlerin özerkliğine ilişkin bir şey yok, genel af yok, yok oğlu yok, zaten bu çetrefilli konular paket meselesi değil, Anayasal mesele, peki anayasa, onda da yok…

 

 

PKK çekildi, çekilmedi, durdu durakladı, yüzde birlemem kaçı içeride, dönme ihtimali var, yok, önemli değil…

 

 

Abdullah Öcalan süreci başlattığı andan itibaren sürecin iki tarafı üzerine kafa yoruldu, Öcalan merkezli, PKK, BDP ve AKP hükümeti, kim ne yaptı? ne kadar yaptı? Niyet ne? Süreç sekteye uğrar mı?

 

Gelinen noktada devletin çözüm sürecine bakışının oyalamaktan başka bir amaç taşımadığı yavaş yavaş ortaya çıkmaktadır, Türk hükümeti, değişen dönem ve şartları dikkate almadan demokratik makyajlarla Kürtleri bir süre daha oyalama yöntemini benimsemiş gibi görünüyor, bu baskının Kürtleri başka arayışlara itebileceğini de hesap etmiş olacak ki, bunun önlemleri çok daha önceden almışa benziyor, söz konusu sürecin bozulması, bilinenin aksine AKP’yi fazla etkilemez, zaten bunu umursamadığını da dillendiriyor, maalesef sürecin muhatabı bilindiği gibi Türk hükümeti ve Kürt siyasi hareketi değil (PKK, BDP, Öcalan) Kürt siyasi hareketi ve Güney Kürdistan hükümeti haline gelmiştir, süreçten en büyük kârı sağlayacak kesimler Ankara ve Güney Kürdistan hükümetleridir, Ankara’nın başka alternatifleri var ama Güney Kürdistan yönetimi için başka alternatif yok denecek kadar azdır, Kürt siyasi hareketi de süreci baltaladığında aslında Güney Kürdistan Devletinin soluk borularını keseceği bilinciyle hareket ettiğinin ve çok büyük bir aksilik olmazsa mecburi olarak süreci sürdüreceği kanısındayım.

 

AKP hükümeti süreci orta doğudaki yeni partneri Güney Kürdistan ve PKK’nin omuzlarına yıktı, üstelik Güney Kürdistan’la kurduğu petrol ve doğal gaz ortaklığını daha da ilerleterek bu ortaklığı Ortadoğu’daki dengeleri değiştirmek için kullandığını da gözlemliyoruz, Rojava’da Kürtler arasında yaratılmaya çalışılan çatışmalar da bu ortaklığın ürünü ve devamı, AKP, PKK’yi sadece kendi kontrol alanından çekilmeye zorlamıyor, tüm orta doğuda sesini kesmesini hedefliyor, AKP elindeki şablona uymayan tüm siyasi yapıları tasfiye etmek peşinde, AKP kendi nüfus alanında işbirliği yaptığı Sünni blok içindeki en büyük çıbanbaşı olarak PKK’yi görmektedir, PKK’yi, Sol, seküler, getirdiği demokratik özerklik önermesiyle bölge var olan ve tasarlanan iktidar yapılarına düşman olarak görmektedir.

 

 Güney Kürdistan’da yapılan seçimle ortaya çıkan sonuç Türkiye’nin orta doğudaki projelerini etkilemeyecek şekilde sonuçlandı, Rojava’da sonuç alamayan Türkiye ve Güney Kürdistan hükümetleri PYD’nin uluslararası arenada etkisini kırarak şanslarını deneme peşinde, Kuzey Kürdistan’da ise uzun süredir Kemal Burkay’la başlayan süreç, Hizbullah, cemaat, Hüda Par gibi yapılarla çeşitlendirilip seçimlere hazırlık yapılıyor.

 

 

Evet, Ortadoğu yeniden şekillenirken, dilinde hazırda birikmiş Hain, vatanperver, dinsiz gibi sözcükleri coğrafyalara ve gruplara boca edenlerin orta doğuyu fazla tanımadıkları, izlemek anlamak yerine sırtını bir kesime dayayıp belli gruplara saldıranların sırtını dayadığı kesimleri iyi tahlil edemediklerini düşünüyorum.

 

Sözcüklere bulaşan dilinizdeki zehri iyi tahlil ediniz, zira o zehir efendinizin tükürük bezlerinden dilinize salgılanıyor olabilir. Selametle

 

Çetin Yılmaz

icdalasi@gmail.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s