Usta Katile Sri Lanka modeli(Habil’iz Kabil’imizi beklemekteyiz)

Cinayet, insana tarihi yakıştırıldığı günden bu güne yasak günah ve lanetli bir şeydir, bütün kültürlerde ölüm ve öldürmenin trajedileri üzerine masallar hikâyeler ve destanlar bulunur.

Dinsel metinlerde ise ilk cinayet, ilk kardeş katli, Habil ve Kabil’in Tanrıya yaranmaya çalışması üzerine işlenir, Çiftçi Kabil Tanrıya meyve ve tahıl sunarken, kardeşi çoban Habil’in bir koyun sunması, Tanrı’nın Habil’in sunağını kabul etmesi, Kabil’in hediyesini ret etmesi üzerine Kabil’in kıskançlık yüzünden kardeşini katletmesiyle başlar… Başlar İnsanlığın cinayet alışkanlığı…

Tanrı Kabil’e sorar: kardeşin nerede?

Kabil: Ben onun bekçisi değilim?

Bunun üzerine Habil’in kanı yerden bağırır….

Bunu üzerine Tanrı Kabil’i lanetler ve yeryüzünü gezinmekle mahkûm eder, Diğer insanların kendisinden intikam alacağından korkan Kabil Tanrıya yakarır ve Tanrı’dan öldürülmemek için Tanrısal bir iz ve “Kim Kabil’i öldürürse, yedi kat intikamla cezalandırılır” sözünü alır… Ve Tanrı Katil Kabil’i “himaye” eder…

İşte o günden bu güne Tanrılar çoğalır, kıskançlıklar, sunaklar… Yeryüzünü gezinmekle mahkûm edilen insanoğlu ne utanç duyar neden pişmanlık… Cezası halen sürmektedir, utancıda…

Yeni Tanrılar: Devlet, Sınır, kutsal ölüm ayetleri, kimlik, para… Ahmaklık…

İnsana dair kimliğin kıskançlığı üzerine başlar aslında Kürt sorunu, reddi üzerine, Habil’dir Kürt, Devlet şüpheye yer kalmayacak şekilde Kabildir, katidir ve hiçbir Tanrı ondan hesap sormaz… Tanırıdır…
Dünya Cinayet tarihinde hiçbir cinayet hali bu kadar uzun sürmemiştir, geçen yüz yılın başından itibaren başlayan insanı kırım hali halen sürmekte ne Devlet utanmakta nede insanlar zerre pişmanlık duymamaktadır.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün telefonla görüştüğü Sri Lanka Devlet Başkanı’nın Gül’e cinayet deneyimlerini aktarmasıyla başladı Sri Lanka model önerileri…

Köşe yazarları, politikacılar, hacılar ve hocalar sanki ölüm modeli yüz yıllık Devlet kimliğimiz değilmiş gibi ölümün çözüm(süzlüğ)ünü yüksek sesle talep etmeye başladılar, kuşkusuz Irkçı, İslamcı ve Milliyetçi kesimler bu modelin Türk Devlet modeli olduğunu çok iyi bilmekte “nedensiz” bu bizim modelimiz demekten çekinmektedirler… Sri Lankalı katillerin, Ermeni katliamı-soykırımını, Zilan ve Dersim katliamlarını ve son 30 yıllık “savaşımızı” incelemeleri halinde Devlet’imizin Ölüm ustalığından ve kendi çıraklıklarından utanacakları kesindir…

Peki, nedir bu ölüm Ustalığımıza acemi Sri Lanka modeli önermesi?…
Savaş, Sri Lanka Ülkesinin %18’ini oluşturan Tamilleri yok sayan Sinhal milliyetçisi Sri Lanka devletine karşı 1983’te Tamil Elam Kaplanları örgütünün silahlı mücadeleyi tercih etmesiyle başlar, kanlı bir süreçten sonra Tamiller Devletleşme yolunda hızla ilerlerler kendi kurumlarını oluştururlar… Kanlı süreç 2000 yılında Barış görüşmelerine evrilir, görüşmelerin savsaklanması üzerine 2003’te kanlı süreç tekrar başlar, Milliyetçi Sinhallerin intikam duygularına hitap eden Mahanda Rajapaksa 2005’te Devlet Başkanı seçilir, dünya Katliama ikna edilir, kritik öneme sahip Hindistan’ın desteği alınır, bütçenin büyük bölümü silahlanmaya harcanır 2008’in Eylül ayında büyük savaş için düğmeye basılır ve Savaş 19 Mayıs 2009’da Devlet başkanı tarafından örgütün lideri Prabhakarahan’ın öldürüldüğünü açıklayan “zafer” konuşmasıyla noktalanır…

Bu “model” savaşta 40 bin İnsan öldürülür, gazeteciler katledilir, hastaneler bombalanır ve toplum ayrışır, BM raporuna göre savaşta İnsanlık suçu işlenir, şimdi Devlet başkanının bu suçlardan dolayı yargılanması gündemdedir…

Şimdi Devlet Başkanı Rajapaksa yargılanma kâbusları yaşamaktadır, En büyük acıyı ve zararı gören Sinhal ve Tamil halkı ise Dikta, yoksulluk, yolsuzluk ve ölümle baş başa yaşamak zorundadır…

Sri Lanka modeli Başbakan Erdoğan’ın 90’lara döneriz dediği modelden başka bir şey değildir, biz bu modellerinin büyüklerini yüzyılın başlarında yaşadık, uslanmamışlar…
Katiller ‘Tanrı’ tarafından korunuyormuş gibi, sorgulanmadılar, yargılanmadılar ve hesap vermediler…

Tanrı katillerimize “Kardeşin nerede” diye sormadı…

Ve şimdi /yine…/ Habil’iz…./Kabil’imizi beklemekteyiz…

Çetin Yılmaz
icdalasi@gmail.com

Usta Katile Sri Lanka modeli(Habil’iz Kabil’imizi beklemekteyiz) için 1 cevap

  1. sevda diyor ki:

    🙂 habil – kabil….şaka gibi :telafuz farkı bir iki harften ibaret olupta birinin diğerinin yokluğuna uğraştığı ne çok şey var…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s