SAVAŞ KAÇ KAÇ?


Nihayet! beklenen oldu “operasyonları durdurun, yakınlaşan silahlı güçlerin karşılaşmasından ölüm çıkar” çağrılarına, AKP kulaklarını tıkadı ve kurguladığı her neyse onun zeminini yaratmak için ölüm peydahladı, göz yumdu, ön ayak oldu, üstelik yukarıda ki çağrıyı yapan Hatip Dicle’yi cezalandırıp Milletvekilliğini düşürdü, şimdi yazılanlardan da anlıyoruz ki, İmralı görüşmeleri, BDP’yi yola getirmeler falan hepsi oyunun doğası gereğiymiş, AKP zaten bu savaşı başlatacakmış Bkz..Taraf gazetesi, Zaman Gazetesi vs…

Maalesef bu İktidar ve onun bağırsaklarında asılı duranların Kürt sorununa çözüm, Demokratikleşme gibi kaygıları yok, hiç olmadı, çünkü şu anki İktidarın ana kadrolarının hemen hemen hepsi, 1950’lerden itibaren ABD’nin devşirdiği Antikomünist hareketlerin ayak takımlarından oluşuyor, bu kadrolardan hiç kimse darbelerde ziyan olmadı, İktidarın jokerleri olarak hep muhafaza edildiler, kollandılar, yedekte bekletildiler…

Bülent Arınç halen 1980 öncesi Devrimci hareketlere karşı cinayet işleyenlerle sıkı fıkıdır, 80 öncesi onların Avukatıydı ve halen vefa borcunu ödemektedir, TRT6 gibi bir garabet ona bağlıyken her hangi Kürtçe bir projenizi kanala değil, Ülkücü Ajanslara onaylatmanız şarttı-şarttır.

Cemil Çiçek, Abdulkadir Aksu vs… Derin devletin has elemanları her İktidarın kadrolu Bakanları akıl hocalarıdırlar…
Erdoğan’ın bir şiir’den dolayı kurgulanmış bir mahkûmiyetten başka Demokratik “ederi” yoktur…

Şimdi bu kadroların bağırsaklarına tutunmuş birkaç kaşar Liberal, kırpık solcu binmiş bir alamete…

Hava saldırısı başladıktan sonra maç skoru anlatır gibi, ülkenin ölüm anını sevinç çığlıklarıyla yansıtan Medyanın, gazetelerin, köşe kemirgenlerinin bu utanç verici istekli halleri, Askerler ve Pkk’liler yerine o çok övdükleri “şahadeti” hak ettiklerinin resmi değil midir?

Erdoğan’ın doksanlara döneriz tehdidi, günümüzde aktif olmayı bekleyen tetikçi kadrolara olan güvenindendir, Mehmet Ağar, Tansu Çiller gibi elleri kanlı, kirli kadroları dokunmamasının temel nedeni onların gücü değil, Erdoğan’ın onlara duyduğu hayranlıktır… Kaldı ki doksanlara dönmekte nedir? Doksanlardan asla çıkmadık ki, bu medyanı tetikçi, ölü sevici hali doksanlardan farklı mı?…

Erdoğan’ın düşük-düşkün Kürtleri toparlayıp Kürt siyasal hareketine karşı örgütlemesinin temel nedeni kendine bağlı bir Kürt muhalefeti oluşturmak değil, 1980 öncesinden kalan karşıtlarından en güçlüsü olan Kürt hareketini yok etmektir, onlar yok olduktan sonra mecali olmayan bu ilişik Kürtlerin koruculuk yapmaktan başka halleri de kalmayacaktır, bu tamamıyla ideolojik bir operasyondur, Kürt siyasal Hareketi Ulusal çelişkilerine rağmen Türk Sosyalistlerini, muhalif hareketlerini ateşleyecek güce ve potansiyele sahiptir, son Blok birlikteliğinde bu net ortaya çıkmıştır, Türk Sosyalistlerine yapılan operasyon bunun korkusu sonucudur, Uluslararası güçlerin taşeronu İktidara işaret edilen bölgede Aktif olan ve Devrimci potansiyel barındıran Kürt siyasal hareketini yok etme görevidir…

Savaşta Evlatlarını yitiren tüm annelerin, babaların katilleri bulacakları yerler, stratejik ortaklıklar, boru hatları, ihaleler, ipek seccadeler, sahte hutbeler, yaldızlı kürsüler ve İktidar koltuklarıdır, yoksa Ana haber bültenlerinde ve gazete manşetlerindeki ölü skorbort’larına bakar vurduklarımızla tatmin olma alçaklığına devam ederiz…

Alçalmayalım lütfen…

Çetin Yılmaz
icdalasi@gmail.com

SAVAŞ KAÇ KAÇ? için 1 cevap

  1. T-Sinema diyor ki:

    Güzel bir makaleydi, çok teşekkürler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s